Otizm’de Yeni Tedavi Yöntemleri

Otizm kelimesinin kaynağı, Yunanca Autos’tan geliyor; kendi, öz manasında. Otizmli çocuklar kendi dünyalarında yaşıyor. Onları oradan çekip çıkartmak ve ait oldukları yere, bizim dünyamıza çekmek gerekiyor.

Tıp bilimi, otizmin nedenini henüz tam olarak tespit edemediğinden kesin bir tedavi de sunamıyor. Araştırmalar devam ederken, rahatsızlığın semptomlarını ortadan kaldırmak için otizm’de yeni tedavi yöntemleri de uygulamaya konuluyor.

Genel kanı, sunulan hiçbir tedavinin tek başına yeterli olmadığı, otizmli çocukta bir gelişme görülebilmesi için pek çok tedavinin aynı anda veya peş peşe uygulanmasının daha iyi sonuçlar verebileceği yönünde ağırlık kazanıyor. Eş zamanlı olarak uygulanacak bazı tedavi yöntemlerine ne kadar erken başlanırsa, çocuğun tedaviye cevap vermesi de o denli hızlı olabiliyor.

Nöroteknolojik Tedavi Yöntemleri

tTMU (Transkranıyal Manyetik Uyarım) ile beyindeki hücrelerin elektriksel iletisine müdahale ediliyor. Dışarıdan elektrik akımı verilmeden güçlü ama kısa bir manyetik alan oluşturularak beyin aktivitesi değiştirilip tedavi etkisi oluşturulmaya çalışılıyor.

tDCS (Transkraniyal Doğru Akım Uyarımı) diğer bir uygulama. Mikro uyarım tedavisi olarak da biliniyor. Bu iki teknik, duyu bütünleme terapisiyle birlikte kullanılıyor. İlerleme tespit edilirse, tedaviye devam ediliyor. Ancak her iki tekniğin de otizmde kullanımı ile ilgili bilimsel çalışmalar sürüyor ve tedavinin etkinliği araştırılıyor.

Biyomedikal Tedavi Yöntemleri

Pek çok uzman tarafından otizmin sonunu getiren yolun başı olarak görülüyor. Aileler arasında da hızla yaygınlaşan bu uygulamaların kaynağı, genellikle kendi çocukları da Otizm’li olan doktorlar. Hal böyle olunca, söylediklerinin güvenirliliği ve bu uygulamalara bağlanan umut artıyor.

GAPS diyeti, DAN protokolü, CD Protokolü bunlardan bazıları. Ülkemizde de Prof. Dr. Ahmet Aydın ve Uz. Dr. Cem Kınacı tarafından ‘Otizme Çözüm Var’ isimli kitapla biyomedikal uygulama önerileri sunulmuştur.

Bu diyetlerle genel olarak amaçlanan, bağırsak florasını iyileştirmek, bağırsakları tedavi ederek toksinlerden vücudu arındırmak. Sindirim sisteminin iyileştirilmesi, vücudun ağır metallerden arındırılması, eksik minerallerin vücuda kazandırılması, temiz bir beslenme planının hayata geçirilmesinin ardından diğer tedavilerin daha etkili olduğu düşünülüyor. Toksinlerden temizlenmenin otizmli bireyin öğrenmesini hızlandıracağı da yaygın görüş.

Tıp bilimi araştırmalarına hız vermiş durumda. Otizm’de yeni tedavi yöntemlerinden biri de oksitosin kullanımı. Oksitosinin, otizmli çocuklarda sosyal iletişimi geliştirdiği yönünde bulgular ve araştırmalar da mevcut.

Teknolojik Tedavi Yöntemleri

Teknoloji geliştikçe otizmli çocuklara ulaşmanın yeni bir yolu daha ortaya çıkıyor. Polonyalı doktor, mühendis ve terapistlerden oluşan bir grup bilim adamı otistik çocukların tedavisi için üç boyutlu bir mağara içinde sanal bir dünya yarattılar. Burada tasarlanan simülasyon oyunlarla çocukların hareket ve zihinsel becerilerini geliştirmeyi ve odaklanmalarını sağlamayı planlıyorlar. Bu tür üç boyutlu metodların duyularla iletişime geçmekte faydalı olacağı söyleniyor.

Çeşitli bilgisayar, tablet ve telefon uygulamaları da otizm’de yeni tedavi yöntemleri arasında yer alıyor. Öğrenmede ve iletişimde etkili olduğu yönünde ciddi veriler var. Gelişmelere bakınca anlaşılan o ki, tedavide gerçek bir gelişim kat edebilmek için gerekli zamanı ayırıp bir yol haritası belirlemeli ve emek sarf edip gelişmeleri takip etmeli. Tedavide kısa sürede kesin sonuç beklentisine girmeden sabırla gerekli adımlar atılmalı.

Otizm’de yeni tedavi yöntemleri arasından birbirini tamamlayan yaklaşımları benimsemek ve bir an önce bu yola girmek en hızlı ve akılcı çözüm gibi görünüyor.

 

 

 

 

 

 

 

Yazar: otizmegitimi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.